Sulh Ve Sükûndan Gelen, İmhotep

0
584

    Hepimiz tarihe adını yazdırmış dâhilerin hikayelerini duymuşuzdur. Bu insanlar çağdaşlarının ilerisinde düşünüp medeniyeti ileriye taşıyan çalışmalar, keşifler ve icatlara imza atmışlardır. Böyle insanların hayatlarını merak ediyorsanız bu yazı tam size göre; çünkü az sonra tarihin bildiği en eski alimlerden biri olan Eski Mısırlı İmhotep’i tanıyacağız. 

    İmhotep M.Ö. 27.yy’da Eski Mısırda yaşamış. Bu da demek oluyor ki M.S. 21.yy okuru ile arasında yaklaşık olarak 48 yüzyıllık epey fazla bir çağ farkı var. Peki aradan geçen bunca yıldan sonra İmhotep’in hala hatırlanmasının sebebi ne ? Hadi hep beraber bir göz atalım.

    Sıkı durun, İmhotep  yaşamı boyunca Antik Mısırda mimarlık, mühendislik, yazarlık, hekimlik, heykeltıraşlık, mucitlik, astronomluk ve hatta vezirlik seviyesinde devlet adamlığı yapmış sıra dışı bir insandır. İlk başta aklınıza böyle bir şeyin mümkün olamayacağı, muhtemelen abartılı ya da gerçek dışı olabileceğinin gelmesi oldukça normaldir; ama dönemin şartlarını düşünecek olursak bu bilim ve sanat dalları üzerindeki sır perelerinin neredeyse tamamen örtülü olduğunu unutmamak gerekir. Bir çok temel bilginin keşfedilmemiş olması ve bunun da İmhotep’in merakını cezbedip onu hayatı boyunca farklı konulardaki gizemlerle uğraşmaya çekmiş olması aslında çok muhtemel görünüyor. Tabi saydığımız sıfatlarından hiçbiri öylesine aldığı sıfatlar değil. Uğraştığı her konuda gelecek nesilleri aydınlatacak çalışmalar gerçekleştirip bilgili olduğu neredeyse her konuda eserler kaleme almıştır. Mesela, tıbbın babası olarak görülen Hipokrat’tan binlerce yıl önce modern tıp ve astronomiyi ele alan bir eseri vardır. Yazarlık ve katiplik yeteneği gerek dönemindeki gerekse sonraki dönemlerdeki Yunan ve Mısırlı yazar ve katipleri derinden etkilemiş ona bir saygı göstergesi olarak bu insanlar yazıların sonuna yüzyıllarca mürekkeple ya da çivi yazısındaki özel sembollerle işaretler bırakmışlardır.

    İlgilendiği alanlar içerinden kendisini adeta ölümsüzleştirecek üne sahip olmasını sağlayan ise mimarlık ve mühendislik olmuştur. Yine Mısırlı bir mimar olan Khanofer’in oğlu olan İmhotep bu kadar farklı ilgi alanları içerisinde babasının izinden de gitmeyi unutmamış anlaşılan. Mimarlık yaptığı onca yapı arasında Sakkara Piramidi, Horus Tapınağı ve ilk basamaklı piramit olarak bilinen Zoser Piramidi dikkat çekmektedir. Bazı kaynaklara göre, bir  yapıyı desteklemek için taş kolonları ilk kullanan mimardır. ( Sadece dekoratif kolalar olduğunu idea eden uzmanlar da var.) 

    Farklı disiplinlerde dehasını kullanmasına insanlar o kadar hayran kalmışlardı ki hakkında anlatılan hikayelerle sonraki nesiller onu tanrı sallaştırmış böylece mitolojik bir kişilik de kazanmıştır. ( Yunan mitolojisindeki Asklepios’la dikkat çekici benzerlikler taşımaktadır.) Kendisinin inşa ettiği mezarı bulunamadığı için Tebtunis Tapınağında bulunan bir papirüs eseri İmhotep hakkındaki en geniş bilgi kaynağı olmuştur. Bu yüzden hayatı hakkında çelişkili anlatımlar varlığını sürdürmektedir. Hatta kendisinin bir rahip büyücü olduğu ve bir büyücülük okuluna sahip olduğunu iddia edenler bile vardır. Maalesef, İmhotepin mezarı keşfedilene kadar gerçeği öğrenmek pek mümkün görünmüyor. 

    Hayatı hakkında bilinenlerin birçoğu efsaneden ibaret olsa bile, İmhotep’in tarihe adını altın harflerle yazdırmasına gölge düşürebilecek nitelikte değil. O tartışmasız tarihin bildiği ilk büyük alimlerden biri. Medeniyete yapmış olduğu katkılar hatırlanmaya devam edecek. 

     Teşekkürler sulh ve sükûndan gelen, İmhotep

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here