CESummit’19’daki başarılı etkinliğin ikinci röportajı ile yazılarımıza devam ediyoruz. PROMER Müşavirlik Mühendislik’den Yüksel Tonguç’u etkinlikteki başarılı sunumu için tekrar tebrik ediyor, KariyerCE’ye vakit ayırdığı için teşekkür ediyoruz.

Melis Sayın: Hoş geldiniz, öncelikle CESummit’19’da yapmış olduğunuz başarılı konuşma için tebrik ediyoruz. Ancak etkinliğe katılamayan okuyucularımız için de kısaca kendinizden bahsedebilir misiniz?
Yüksel Tonguç: Tabi, ben Yüksel Tonguç. 1989 ODTÜ İnşaat mezunuyum, 1992’de master yaptıktan sonra doktoraya başladım ancak şirketi kurunca yarıda bıraktım. Yani eski bir ODTÜ’lüyüm diyebiliriz.
Melis Sayın: Kendi okul ve bölümümüzden insanları ağırlamak oldukça ilham verici oluyor bizim için. Peki, bu sektörde çalışmaya nasıl karar verdiniz? Sadece okulun getirisi miydi yoksa sizi etkileyen bir tecrübeniz oldu mu?
Yüksel Tonguç: Açıkçası zaten inşaat mühendisliğini bitirince inşaat sektörü içine girmiş oldum ama Türkiye’deki inşaat mühendisliği mantığı sadece inşaat, yapı, bina, köprü ve baraj ile sınırlı olduğu için bu aslına bakılırsa beni biraz kısıtladı. Bunun paralelinde başka alanlarda da bir arayış içerisine girdim. Esas soruyu aslında şöyle algılamam lazım neden tasarım da construction değil. Aslına bakarsanız ben ikisini de denedim. Stajlarımı çok bilinçli seçtiğim için mezun olduğumda tasarım konusunda ilerlemeye çoktan karar vermiştim. Sizlere de tavsiye edeceğim bir nokta bu aslında, zaten sistem buna itiyor fakat stajların kesinlikle çok bilinçli seçilmesi gerekiyor. Ben tasarımcı olmaya karar verdikten sonra inşaatların yapılmasını izlediğimde bu konuda da bir şeyler öğrenmemiz gerektiğini fark ettim. Böylelikle bir de inşaat firması kurduk. Belli bir süre çalışmaya devam ettik, örneğin; okullar, okul güçlendirmeleri, sanayi yapıları yapmaya başladık. Ama bir noktaya geldiğimizde baktık ki mühendislik ve müşavirlik çok başka bir platform. Kendilerine ait bir dünyaları var böylelikle biz de kendimize bunu hedef edindik. Ve PROMER Mühendislik Müşavirliği bu sayede uluslar arası noktaya getirmeye çalışıyoruz.
Melis Sayın: Peki, iş hayatınızda karşınıza çıkan zorluklardan, bizim de yararlanabileceğimiz tecrübelerinizden bahsedebilir misiniz?
Yüksel Tonguç: Aslında iş hayatında yaşanılan en temel zorluklar bilgi ve becerisi yetersiz olan insanların karar mercilerinde bulunması ile başlıyor. Onlara önce bilgiyi vermek, eğitmek gerekiyor sonrasında ihtiyaca yönelik servis verilmesi gerekiyor. Dolayısıyla işin içerisine bir pazarlama giriyor. Fakat mühendisliğin pazarlaması bilinen ekmek, su ve arabanınkinden çok farklı. Çünkü siz orda hiç görülmeyen bir şeyi, bir bilgisi satıyorsunuz ve bu kolay bir şey değil. İnsanlar gördüğü, bildiği şeye sahip olmak istiyor. Dolayısıyla en temel zorluk da bu oluyor. Benim de genç mühendislere tavsiyem bir defa çok çalışmak zorundalar, olayın özü bu. Ancak tabi ki çalışmış olmak için de çalışmamak lazım. Planlı programlı, hedeflere yönelik çalışmak çok daha önemli. Bir de vizyon sahibi olarak çalışmak gerekli. Bu Vizyonu oluşturabilmek için de bilgilerinin olması lazım. Bir başka nokta ise, bir şeyi çok iyi biliyor olmanız onu yapabileceğiniz, onu yapma fırsatı elde edeceğiniz anlamına gelmiyor. Bu yüzden herkes fırsatını kendisi yaratmak zorunda. Yazı yazmayı bilmeyen, politikadan anlamayan, bir hobisi olmayan bir mühendis düşünemiyorum ben. Dolayısıyla her alandan birkaç şeye sahip bir kafa yapısında olmak lazım.

Melis Sayın: Peki, şirketinize yönelik birkaç soru soracak olursam, staj prosedürleriniz nasıl işliyor? Öğrencilerden beklediniz önemli kriterler neler?
Yüksel Tonguç: Bizim bir staj komitemiz var. Belli bir dönem açıyoruz, bütün stajyerler oraya başvuruyor. Komite hepsinin üzerinden geçiyor, belli kriterler ve sorgulamalar çerçevesinde alımlarımız yapılıyor. Altı veya sekiz stajyer alıyoruz. Bunun yanı sıra bir de burs komitemiz var. Birçok okuldan olduğu gibi ODTÜ’den de altı arkadaşımıza burs veriyoruz. Bunun için de belli kriterlerimiz var. Örneğin: biz kadınlara pozitif ayrımcılık yapıyoruz, özellikle kadın mühendislere, öğrencilere. Maddi durum ve başarı durumlarını göz önünde bulunduruyoruz. Sonuçta burs da bizimle öğrenci arasında bir akit, o bize bu kriterleri koruyacağına söz veriyor biz de ona diyoruz ki sen sözünü koruduğun müddetçe biz de seni koruyacağız. Kültür, görgü, oturma kalkma, sosyallik bunlar da değerlendirdiğimiz değerler arasında.
Melis Sayın: Peki, son sorularımıza geçerken biraz da etkinliğimizden bahsedelim. Sizce nasıl geçiyor şu zamana kadar?
Yüksel Tonguç: Gerçekten müthiş diyebilirim. Çok güzel, çok başarılı, çok emek harcanmış bir etkinlik. Bunu başarmak kolay bir şey değil. Hem öğrenci olmak, ana sorumluluklarını yerine getirirken hem de başka sorumlulukların altına girmek çok zor. Ancak altından kalkmayı başarmışsınız. Ben çıktıktan sonra bana soru soran arkadaşlara da baktığımda bu etkinlik gerçekten amacına ulaşan bir etkinlik olmuş. Çeşitli okullardan, farklı bölümlerden katılımcıları bir araya getirmiş, ODTÜ’ye yakışır bir etkinlik olmuş. Gayet güzel bir liderlik almışsınız, bundan çok büyük keyif aldım ve çok büyük gurur duydum.
Melis Sayın: Çok teşekkür ederiz. Peki gelecek senelerde kendimizi geliştirebileceğimiz, eksik gördüğünüz noktalarımız var mı?
Yüksel Tonguç: Belki olayı biraz daha geliştirebilir, sadece sponsorluklara bağlı kalmaktan kurtulabilirsiniz. Bazı gelir elde edici daha küçük faaliyetlerde bulunabilir, bunların geliriyle belki daha büyük bir salonda etkinlik düzenleyebilirsiniz. Ayrıca belki farklı konularda kurslar da düzenleyebilirsiniz.
Melis Sayın: Çok teşekkür ederiz önerileriniz ve bize vakit ayırdığınız için.

Melis SAYIN

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı giriniz