KAMU ÖZEL İŞBİRLİĞİ

0
165

1.Kamu Özel İşbirliği nedir? : Net bir isme ve tanıma sahip olmamakla birlikte çeşitli tanımlara ve isimlere sahiptir. 

-AB’ye (1) göre, altyapı yatırımlarının gerçekleştirilmesi ve/veya hizmetlerin sunulması konusunda kamu idareleri ile özel sektör arasında gerçekleştirilen farklı sözleşme türlerini içine alan bir çeşit şemsiye kavramdır.

-OECD’ye (2) göre, devlet ile bir veya daha fazla ortağın, devletin hizmet sunum amacı ile özel sektörün kâr elde etme amacını uzlaştırarak hizmetin özel sektör tarafından sunulmasının düzenlendiği ve bu uzlaşmanın etkinliğinin özel sektöre risk transferine bağlı olduğu bir anlaşmadır. 

-IMF’ye (3) göre, geleneksel olarak kamu tarafından sağlanan alt yapı varlıklarının ve hizmetlerinin özel sektör tarafından sunulmasıdır.

-DPT’ye (4) göre, bir sözleşmeye dayalı olarak, yatırım ve hizmetlerin projeye yönelik maliyet, risk ve getirilerinin kamu özel sektör arasında paylaşılmasıdır.

-Standard & Poor’s ’a (5) göre, kamu sektörü ile özel sektör arasında çok sayıda sektöre ait becerilerin, deneyimin ve finansmanın istenen politika sonuçlarını elde etmek üzere paylaşılmasını içeren orta ve uzun vadeli bir ilişki yönetimidir.

-Avrupa Komisyonu tarafından yayımlanan Yeşil Kitap’a göre, bir alt yapının veya sağlanacak hizmetin finansmanını, inşaatını, tadilatını, yönetimini veya bakım ve onarımını sağlamak amacıyla kamu otoriteleri ile iş dünyası arasında işbirliği kurulmasına ilişkin yöntemdir.

-Kamu Özel İşbirliği’nin isimlendirilmesinde oldukça fazla kavramsal öneri  bulunmaktadır. İsimlendirilmesinde Kamu Özel Sektör İşbirliği (KOSİ), Kamu Özel İşbirliği (KOİ), Kamu Özel Ortaklığı (KÖO), Kamu Özel Sektör Ortaklığı (KÖSO), Kamu Özel Ortaklığı Modeli (KÖOM) ifadelerine yer verildiği görülmektedir. Dünya genelinde ise Public Private Partnerships (PPP) olarak bilinmektedir.

2.Kamu Özel İşbirliği Modelleri: 

-BOT (Build-Operate-Transfer) Yap-İşlet-Devret,

-DB (Design- Build) Tasarla-Yap,

-BTO (Build-Transfer-Operate) Yap-Devret-İşlet,

-BOOT (Build-Own-Operate-Transfer) Yap-Sahip Ol-İşlet-Devret,

-BOO (Build-Own-Operate) Yap-Sahip Ol-İşlet,

-DBFO(Design-Build-Finance-Operate) Tasarla-Yap-Finanse Et-İşlet,

-BLTM (Build-Lease-Transfer-Maintain) Yap-Kirala-Devret-Bakımını Yap,

-LROT (Lease-Renovate- Operate-Transfer) Kirala-Yenile-İşlet-Devret.

 

3.Neden Kamu Özel İşbirliği?:

– Bütçe kısıtları ve ilave kaynak ihtiyacı,

– Projeleri daha hızlı ve nitelikli olarak hayata geçirebilmek,

– Finansman maliyetini zamana yayabilmek,

– İnşaat ve işletme maliyetlerinde etkin olabilmek,

– Özel sektörün sahip olduğu işletme deneyimlerinin kamu altyapı ve hizmet sunumuna aktarılabilmesi,

– Risk paylaşımı yapabilmek için Kamu Özel İşbirliği tercih edilir.

4.Kamu Özel İşbirliği’nin Avantajları ve Dezavantajları Nelerdir? :

Avantajları:

–    Kamunun borçlanma ihtiyacı azalır, yatırım maliyetine devlet katlanmaz.

–    Daha düşük bir bütçe açığı olur,

–    Kamu hizmeti daha etkin, kaliteli ve kısa sürede görülür,

–    Kaynaklar daha etkin kullanılır.

–    Kamu kesimi, özel sektör ve halk kısaca herkes kazanır.

–    Risk en iyi minimize edecek tarafça taşınıldığından dolayı risklerin gerçekleşmesi oranı azalır ve karşılıklı tecrübelerden faydalanılır.

–    Projeler daha hızlı ve kaliteli olarak hayata geçer.

Dezavantajları:

– Riskler iyi belirlenip önlemleri alınamazsa projeler çöp olur ve milyonlarca lira boşa gider.

-Denetim ve gözetim sıkı ve sağlam yapılamazsa projeden istenilen süre ve seviye için beklenilen fayda elde edilemez.

5.Kamu Özel İşbirliği’nin Tarihçesi:

Kamu hizmetlerinin özel sektör aracılığıyla görülmesi M.S. Romalılar’a dayanır. Roma döneminde liman, pazar ve hamam gibi kamunun ortak ihtiyacına hizmet eden kamu hizmetleri  özel hukuk kişileri ile devlet arasında yapılan imtiyaz anlaşmaları ile yürütülmüştür.

Osmanlı devletinde eğitim hizmetinde özel müteşebbis (6) olarak nitelendirilebilecek medreseler vasıtasıyla hizmet verilmekteydi. Osmanlı İmparatorluğunda 1574 yılına kadar eğitim hizmeti Kazasker’e (7)  bağlı olan medreseler tarafından yerine getirilirdi. Medrese bütün ilmiye zümresinin yetiştiği bir yer olması nedeniyle medreselerdeki kadroların tayini büyük bir öneme sahipti. Medreselerin neredeyse tamamı vakıf olarak kurulmuş müesseselerdir. Medreselerde ders veren müderrislerin maaşları vakıf gelirinden verilir ve bu maaşlar vakfın vakıf kuruluş statüsü olarak belirlenen vakfiyesinde (8) belirtilmiştir. Tanzimat dönemiyle birlikte medreseler ıslahı mümkün olmayan ve gelişmesi durmuş bir eğitim kurumu halini almış ve eğitimde laik okullar ile modernleşme gerçekleştirilmeye çalışılmıştır. Ancak bu durum eğitimde iki başlılığa neden olmuş ve bu nedenle eğitim hizmetinin etkin ve verimli bir şekilde yerine getirilmesine engel olmuştur. Osmanlı devletinde eğitim hizmetleri vakıflar aracılığıyla gördürüldüğü üzere alt yapı hizmetlerinin yerine getirilmesinde de vakıflar etkin rol oynamıştır. Devletin ise bu vakıflar üzerinde sıkı denetim yetkileri bulunmaktadır. Osmanlı devletinde günümüzde özel müteşebbislerle kurulan ortaklıklar vakıflar aracılığıyla kurulmakta ve kamu hizmetinin vatandaşa ulaştırılması sağlanmaktaydı.

16.ve 17. yüzyıllarda, başta Fransa ve İngiltere olmak üzere bazı Avrupa ülkelerinde nehir yatakları, kanal inşaatları, aydınlatma ve posta dağıtımı gibi hizmetler özel sektör kuruluşları tarafından yerine getirilmiştir. 19. yüzyıldan itibaren ise liberal  ekonomik anlayışın hakim olmasıyla imtiyaz sözleşmelerinin tüm Avrupa’da yaygınlaşması özel sektörün kamu hizmetinin sunumunda etkisini daha da arttırmıştır. 1660’lı yıllarda İngiltere’de yol inşaatlarında özel sektörün katılımı sağlanarak ilk kamu özel ortaklığı modeli uygulanmaya başlamıştır. Özellikle Endüstri devriminin gerçekleşmesi ile kanal ve demiryolu projeleri ile kamu özel ortaklığı projeleri zirveye çıkmıştır. Ancak bu dönemin sonunda Avrupa’da meydana gelen ekonomik kriz ile bu alanda çalışan pek çok özel sektör yatırımcısı iflas etmiştir.

20.yüzyıldan itibaren devletin ekonomiye müdahalesi, savaşlar ve devletçi ekonomik politikalar ile kamu hizmetlerini ifa eden (9) devlet kurumlarının ekonomik alanda etkinliği artmıştır. Bu durum mevcut imtiyaz sözleşmelerinin iptal edilmesine neden olmuştur. Söz konusu durumun meydana gelmesinde savaş sonrası sosyalist ve komünist  ideolojinin etkisi  vardır.

1.Dünya Savaşı’nın başlaması ve ekonomik krizler sebebiyle 1700’lü yıllardan itibaren yaklaşık 200 yıl süren kamu özel ortaklığı modellerinin parlak dönemi sona ermiş, kamu özel ortaklığı modellerinin tekrar önem kazanması ancak 1980’li yıllarda söz konusu olmuştur. 1980’li yıllardan itibaren özelleştirme uygulamalarının dünya genelinde popüler hale gelmesiyle birlikte birçok kamu işletmesi özel sektöre devredilmiştir. Böylece kamu sektörünün küçülmesi ve özel sektör müteşebbislerinin de desteklenmesi sağlanmıştır. 1980’li yıllarda dünyada her alanda özelleştirme aktif bir şekilde uygulanmasına rağmen, altyapı hizmetlerinde etkin bir özelleştirmenin varlığından söz edilemez.

1990’lı yılların sonuna doğru kamu özel ortaklığının özelleştirmenin girmediği alanlarda da kullanılması ve mülkiyetinin (10) kamuda olduğu, özel sektörün finansal kaynaklarından ve dinamizminden yararlanma özelliği taşıması nedeniyle kısa zamanda genel kabul görmüştür. Bu çerçevede bir çok gelişmekte olan ülke altyapı, üretim ve hizmet dahil olmak üzere çeşitli sektörlerde kamu özel ortaklığı uygulamaları başlatmıştır. 1990’lı yıllarda özel sektör faaliyetlerinin en etkin olduğu sektörlerin başında enerji ve telekomünikasyon (11) gelmektedir. IMF ve Dünya Bankası gibi uluslararası kurumların gelişmekte olan ülkelerdeki hükümetlere, liberalleşme ve özelleştirme prensiplerini uygulanması sonucunda, kamu özel ortaklığı uygulamalarının etkinliğini arttırmıştır.  Kamu özel ortaklığı modelinin dünyadaki ilk örnekleri ABD’de geniş uygulama alanı bulan “Ortak girişim (Joint Venture)”, İngiltere’de 1992 yılında John Mayor tarafından başlatılan “Özel Finansman Girişimi (Private Finance Initiative)” modeli ve Blair dönemindeki “En İyi Değer (Best Value)” projeleridir. 

 

(1) AB = Avrupa Birliği

(2) OECD = Organisation for Economic Co-operation and Development = Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü

(3) IMF = International Monetary Fund = Uluslararası Para Fonu

(4) DPT = Devlet Planlama Teşkilatı

(5) Standard & Poor’s = Merkezi ABD’nde New York’ta bulunan uluslararası kredi değerlendirme kuruluşudur.

(6) Müteşebbis = Girişken, girişimci.

(7) Kazasker = Osmanlı döneminde, kadıların başında bulunan, askerlerle ilgili şeriat sorunlarını çözüme bağlamakla yükümlü, belli bir aşamaya değin olan kadıları ve müderrisleri atamaya yetkili, ilmiye sınıfının yüksek aşamasında bulunan ve padişah divanının üyesi olan devlet görevlisi.

(8) Vakfiye = Bir vakfın koşullarını belirten belge.

(9) İfa Etmek = Yerine getirmek, yapmak.

(10) Mülkiyet = İyelik

(11) Telekomünikasyon = Resim, yazı, simge, haber ya da her çeşit bilginin tel, telefon, radyo, optik ya da başka elektromanyetik sistemlerle iletilmesi, yayımı ve alınması.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here