İSAG, Levent Kavlak Röportajı- CESummit’19

0
416

Zamandaki küçük yolculuğumuza kaldığımız yerden devam ederken gözlerimizi CESummit’19’da konuğumuz olan İSAG Yönetim Kurulu Başkanı Levent Kavlak’a çeviriyoruz. Kendisine bize vakit ayırdığı ve verdiği değerli tavsiyeler için tekrar teşekkür ediyoruz. 

Melis Sayın: Hoş geldiniz, öncelikle CESummit’19 da yapmış olduğunuz başarılı sunum için tebrik ediyoruz. Konuşmanızı dinleme fırsatı bulamayan okuyucularımız için kısaca kendinizden bahsedebilir misiniz?

Levent Kavlak: Merhaba, ben Levent Kavlak. Orta Doğu Teknik Üniversitesi, maden mühendisliği bölümünden mezunum. Okulu bitirdikten sonra bir süre maden şirketlerinde çalıştım. Daha sonra bir süre yine kendi işime benzer konularda ticaretle uğraştım. Ve daha sonra da yurt dışına danışmanlık yaptım. Rusya ve Almanya’da belirli sürelerde kaldım. Bir dönem İtalya’da eğitim aldım ve 2004 yılında Türkiye’ye döndüm.

Melis Sayın: Peki, bu sektörde çalışmaya nasıl karar verdiniz?

Levent Kavlak: 2003 yılında Türkiye’de iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili 4857 sayılı iş kanunu çıkarıldı ve bu kanunda iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili 13 madde Türkiye’ye bazı zorunluluklar getirdi. Ve biz de iş güvenliği mühendisleri olarak ilk görev tanımımızı o zaman almış olduk. Belli dallarda tecrübesi olan mühendislere, örneğin maden, elektrik, inşaat, makine bölümünü bitiren mühendislere iş güvenliği mühendisi olma hakkı verilmişti. 2009 yılında bu hak açılan bazı davalar sonucu iptal edildi. 2012 yılında ise çıkan yeni bir kanunla biz tekrar uzmanlığa başladık. Şuan ise yıl 2019, yaklaşık yedi yıl oldu ve biz hala hem sahada danışmanlık hem de sivil toplum örgütü olarak bu işi yapan iş güvenliği uzmanlarının çalışmalarına destek vermek, mesleki gelişimlerine katkıda bulunmak ve en önemlisi de meslek haklarını savunmak için aktif çalışmalar yürütüyoruz. Türkiye’nin bütün önemli bölgelerinde üyeleri olan aktif bir derneğiz. İnterneti ve sosyal medyayı iyi kullanıyoruz, sürekli olarak üyelerimizle iletişim halindeyiz. Yüz binin üzerinde bağlantımız var. Ülkemizde yaşanan iş kazalarını anında paylaşıyoruz. Üyelerimize sürekli olarak sektörleri ile ilgili doküman gönderiyoruz. Soru cevaplarla ilgili interaktif bir forum sitemiz var. Tüm bunlar ve daha fazlası ile onlara destek olmaya çalışıyoruz. Yani evet bir sivil toplum örgütüyüz ama bir sendika kadar faaliz. Yurt dışında da bir ayağımız var. Avrupa’daki çok büyük bir kuruluşun Türkiye temsilcisi olmaya hazırlanıyoruz. Avrupa birliğindeki 28 ülkenin kurmuş olduğu bir federasyon var ve biz İSAG olarak da bu federasyona talip olduk. Olumlu dönüşler aldık muhtemelen de 2019 sonu itibari ile üye olmuş olacağız. Türkiye’yi biz temsil edeceğiz ve yurt dışında yaşanan tüm gelişmeleri ülkemize taşıyacağız. Avrupa Birliği’ndeki sertifikalara Türk uzmanlarımızın da sahip olmasını istiyoruz çünkü, bizim kuruluşlarımız yurt dışında da çok önemli işler yapıyorlar ve bu sertifikalar da bu işlerde büyük önem arz ediyor. Örneğin, bir inşaat mühendisi ENKA gibi bir kuruluşun iş güvenliği uzmanı oldu, orada birlikte iş yapılan firma şunu soruyor, çalışanınızın bu belgesi var mı? Biz İSAG tarafından bu belgeyi aldırırsak şayet bu engeli aşmış olacağız. 

 

Melis Sayın: Peki, sizin iş hayatınızda deneyimlediğiniz, herkesin de faydalanabileceğini düşündüğünüz tecrübelerinizden, karşılaştığınız zorluklardan biraz bahsedebilir misiniz? 

Levent Kavlak: Benim şuan karşılaştığım problemler aslında her bir iş güvenliği uzmanının karşılaştığı problemler. Özellikle iş verenler olarak sahada ikna konusunda çok sıkıntı yaşıyoruz. Çünkü aslında bizim önümüzdeki engel çalışanlar değil, yöneticiler. Türkiye’de maalesef iş güvenliği yöneticiler tarafından finansal maliyet olarak görülüyor. İnsanlar ticarete yönelik iş yapıyorlar, üretim yapıyorlar ve karşılığını hemen görmek istiyorlar. Oysa iş sağlığı ve güvenliğine yapılan yatırım kısa sürede geri dönen bir yatırım değil. Yani bu uzun yıllar alan bir süreç, ama buna inanmak için de gerekli kültüre sahip olmanız gerekiyor. Bizim şuan önümüzdeki en büyük engel bu kültüre sahip olmayan bir toplumda yöneticileri, iş verenleri ikna etmeye çalışmak. En önemlisi de sürekli aşındırılan iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarında devletin de kanunlarla ertelemeler yapılmasının önünü kesmesini, denetimleri arttırarak bu işe sahip çıkmasını, bu uygulamaların artık uygulanır hale getirilmesini sağlamasını desteklemek. Örnek verecek olursak biz de İSAG olarak resmi bir organizasyon şemasıyız. Biz kurulduğumuzda bizim davamıza çok inanan yoktu, ama biz iyi çalışmalar yaparak, dışarıdaki kişilerin kafalarında ‘ Acaba?’ soru işaretleri oluşturduk. Zamanla bu ‘acaba’lar ‘galiba’lara dönüştü ve sonunda da evet oldu. Ve şu anda bizim binlerce inananımız var, bir yazı paylaştığımızda diyorlar ki bunu İSAG yazdıysa doğrudur. Bu güven büyük emeklerin sonucunda oluştu yani tavsiye olarak da insanların küçük mutluluklar için bile olsa davalarından asla vazgeçmemeleri gerektiği söyleyebilirim. 

 

Melis Sayın: Pekala bitirmeden önce etkinliğimiz ile ilgili biraz konuşmak isteriz, şuana kadar nasıl buldunuz, eksik gördüğünüz kendimizi geliştirebileceğimiz noktalar neler?

Levent Kavlak: Ben öncelikle ekibinizi gayretleri için tebrik etmek istiyorum. İnsan isteyince tüm engelleri aşabilir ve insan olmasını istemediği sürece bir organizasyon başarılı olamaz. Gayretli ve istekli olmanız tüm engelleri aşabileceğinizi gösteriyor ama bunu yaparken benim tecrübelerimden yararlanmak isterseniz şunları söyleyebilirim: tüm bu organizasyona mutlaka çok erken başlamanız gerekir. Sektörden çok iyi kişileri getiriyorsunuz ve bu kişilerden de yardım alabilirsiniz başka kimleri getirebileceğiniz konusunda. Mesela konuşmacılarınızın tamamı üretim bandında çalışıyor, burada neden bir sanatçı olmasın, neden bir iletim uzmanı olmasın. Sizlerin en büyük problemlerinden biri kendi meslektaşlarınız veya yöneticileriniz arasındaki iletişim sıkıntıları. Sizleri çok düz bir hayat beklemiyor açıkçası, bir sürü kariyer savaşı vereceksiniz. Bu durumda kendinizi iyi ifade edebilmeniz, doğru bir şekilde iletişim kurabilmeniz gerekiyor. Bu sunumlarda, iş görüşmelerinde bile ortaya çıkıyor. Öz güveniniz sizi çok yükseklere çıkarabiliyor veya aşağılara düşürebiliyor. Başka bir konu ise, bu tarz etkinliklerde görsel temalar, yer çok önemli. Mesela bence bu salon bu etkinliğe uygun değil. Neden dersek burası şuan bir ders formatında. Konuşmacı ve katılımcılar kendini derse girmiş gibi hissediyor. Ama zaman konusunda güzel bir seçim yapmışsınız, şehir dışından gelenler için de hafta sonu olması çok iyi olmuş. 

Melis Sayın: Teşekkür ederiz, her türlü geri dönüşünüzü değerlendireceğiz. Peki, son olarak, yeni mezunlara ve henüz öğrenci olan arkadaşlarımıza neler tavsiye edebilirsiniz? Mesela, sizce gelecekte ön plana çıkacak alanlar neler, hangi alanlara yönelmeleri daha iyi olur? 

Levent Kavlak:  Ben şöyle bir şeyden bahsetmek istiyorum. Ben okula girdiğimde henüz bilgisayarla tanışmamıştık. Çok kısa bir sürede teknoloji çok ilerledi ve bu günlere gelindi. Gelecekte de 10 sene 20 sene içerisinde çok büyük değişimlere tanık olacağız.Yani şunu demek istiyorum bilişim alanında mutlaka kendinizi geliştirmek, çağı yakalamak zorundasınız. Artık herkes kendi programlarını yazmaya başladı ve ileride belki de yapıların çok daha farklı modellemelerini göreceğiz. Tüm bunlara ayak uydurabilmek zorundasınız. Ayrıca yurt dışı ilişkilerinizi geliştirmek de çok önemli. Çünkü artık dünya globalleşmeye başladı. Her ne kadar yerel, bölgesel kültürler dominant gibi gözükse de insanlar ortak zevklere ortak konfora doğru gidiyor. Mesela bundan on yıl önce Türkiye’de 1+1 eve ev gözüyle bakılmazdı ama artık birçok kişi bunları tercih ediyor. Globalite her kesimin yaşam kültürünü değiştirdi. Yani yurt dışını çok iyi takip etmeniz, yeni trendlerden, yeni gelişmelerden haberdar olmanız gerekiyor. 

Melis Sayın: Bize vaktinizi ayırdığınız ve katıldığınız için çok teşekkür ederiz. 

                                                                                      Melis SAYIN

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here