Etkileşim, kişiler arası faaliyeti açıklamak için kullanılan bir  kavramdır. Bu faaliyetin genellikle bir etki doğurması beklenmektedir. Bilgisayarın hayatımıza girmesi ile etkileşim yalnızca kişiler arası bir eylem olmaktan çıkmış, kişinin bilgisayar ve oluşturduğu ortamlar ile ilişkisine yönelik etkileşimler ortaya çıkmaya başlamıştır. Bundan dolayı insanın teknolojik araçlarla olan etkileşimi ve bu ilişkideki konumu araştırılmaya ve geliştirilmeye başlanmıştır. Bu kavram sinema, dans gibi birçok alanda uygulanıldığı gibi mimarlık alanında uygulanmıştır. Böylece alışılagelmiş mekanların dışına çıkılarak farklı bir mekan algısı yaratılmıştır. Bu mekanlarda kullanıcı ortamın içeriğini değiştirebilme özelliğine sahiptir böylece geleneksel ortamlardaki izleyici aktif bir rol üstlenerek kullanıcı haline dönüşür. Peki, bunun için nasıl bir dil kullanmak gerekir? Aslında bu soruya birtakım örneklerle cevap verilebilir.

Adaptive Fritting 

Harvard Üniversitesi Tasarım Okulu tarafından geliştirilen kontrollü ve etkileşimli bir cam cephe projesidir. Cam üzerine yerleştirilen grafik doku sayesinde, iç ortamdaki ışığı kontrol ederken, dış görüş içinde transparanlığa izin vermektedir. Işık iletim değeri doğrultusunda çalışır ve ışık algılayıcı sensörleri ile onlara bağlı servo motorlar aracılığıyla hareketini gerçekleştirir.

Interactive Wall

En önemli mimari elemanlardan birisi olan duvara esneklik, etkileşim ve farklı algılanma olanağı sağladığı için önemli bir projedir. Bu projenin yapımında Ardunio, Max/MSP, Jitter ve Ableton Live yazılımları kullanılmıştır. Etkileşime geçme şekli ise kullanıcın hareketlerini, kendi dinamik hareketlerine, ışık ya da müzik olarak dönüştürmesidir. Örneğin kendisine yaklaşan birisinden ses üstü sensörleri ile algıladığı dalgaları geri kıvrılma hareketine dönüştürerek, üzerindeki led ışıkların parlaklığını arttırarak ya da müzik çalarak tepki gösterebilir.

Open Columns

Omar Khan ve Laura Garofalo öncülüğünde tasarlanan bu projede strüktürel olmayan kolonlar ve tavana yerleştirilmiş bir sistem vardır.  Sistem ortamdaki karbondioksit (CO2) miktarını algılayabilir, eğer bu miktar belirlenenden fazla ise CO2 algılayıcılar sistemi uyarır ve kolonlar düşey bir hareketle tavandan mekanın içine doğru inerler. CO2 seviyesi tekrar düzeldiği zaman kolonlar tekrar tavana toplanır ve kullanıcılar için tekrar yeterli ve temiz bir hava sağlanmış olur. Böylece mekan kendi kendini organize edip kullanıcıları yönlendirerek ortamı dengede tutar. Sistemin fiziksel etkileri olduğu gibi kullanıcıları zorlama gibi psikolojik etkileri de vardır.

Hylozoic Soil

Philip Beesley tarafından geliştirilen bu projede etkileşimli jeotekstil, dönüşlü ve duyarlı membranlar gibi malzemeler kullanılmıştır. Sistemde ise sensörler, yakınlık detektörleri, güç kabloları, devindiriciler ve dağınık mikro işlemci ağları kullanılmıştır. Tüm bu malzemeler kullanıcının oda içerisindeki varlığını saptayabilmek içindir. Kullanıcıyı algılayan yakınlık sensörleri, karmaşık bir ağ bulutu içinde toplanan ufak strüktürleri tetikler ve kıpırdatır. Bu hareketin fiziksel çok bir katkısı yoktur fakat kullanıcıya, yalnızca kendi hareketleriyle sınırlı kalmayan; hareketlerine karşı tepki bulduğu yaşayan, tepki gösteren bir organizma içerisinde yaşama tecrübesi sunar. Bu çalışmanın ana amacı mekanı donuk sınırlar olarak algılamak yerine yaşayan bir organizma olmaya öteler ve mekan algısını değiştirmeye zorlar. 

 

 

E-motive House

Kas Oosterhuis, Ilona Lénárd, Gon Zifoni birlikte tasarladığı proje yaşanabilir bir yapı projesidir. Bu yapıda kullanıcı isteklerine bağlı olarak ıslak hacimler hariç tüm yapı form değiştirebilmektedir. Yapı hem etken, hem de tepki veren konumdadır, dikey ve yatay konstrüksyon kullanıcı hareket ve isteklerini ve iklimsel değişimleri

algılayabilmekte, toplanan verileri yapının beyninde yorumlamakta ve yer ve form değişimlerine karar verebilmektedir. Strüktürün ve mobilyaların programlanabilir olması dışında dış yüzeydeki fotovoltaik birimler sayesinde kendi enerjisini üretebilmektedir. Bu proje kağıt üzerinde kalmış ve gerçek ölçekte uygulanamamıştır fakat Oosterhuis projenin yakın gelecekte uygulanabilir hale geleceğini savunmaktadır.

Emel DURMAZ

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı giriniz