CESummit’19’daki başarılı etkinliğin kutlamaları devam ederken, sizlere kulisten haberler getirdik. ENKA bünyesinde çalışan sayın Candaş Gülçiçek ile oturum sonrasında soru cevap yapma fırsatı yakaladık. Kendisini CESummit’19’da yapmış olduğu başarılı sunum için tekrar tebrik ediyor ve KariyerCE’ye vakit ayırdığı için çok teşekkür ediyoruz.

Melis Sayın: Hoş geldiniz, öncelikle CESummit’19 da yapmış olduğunuz başarılı konuşma için tebrik ediyoruz. Ancak etkinliğe katılamayan okuyucularımız için kısaca kendinizden bahsedebilir misiniz?
Candaş Gülçiçek: İsmim Candaş Gülçiçek, ENKA İnşaat ve Sanayi A.Ş.’de Merkez çevre,güvenlik ve sağlık departmanında kıdemli mühendis olarak çalışıyorum. Aslen çevre mühendisiyim fakat bununla beraber işletmeden mezunum ayrıca iş sağlığı ve güvenliği alanında yüksek lisansımı bitirdim. Yaklaşık yedi yıldır çalışıyorum. Bunun bir önceki kısmında ENKA projelerinde şuanda da merkez ofiste görev alıyorum.
Melis Sayın: Peki bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz? Örneğin bu sektörde çalışmaya nasıl karar verdiniz, bu alana ne zaman yöneldiniz?
Candaş Gülçiçek: Ben okuldan çevre mühendisi olarak mezun olduktan sonra Türkiye’de bu sektörün gelişebileceğini düşündüm açıkçası. O dönem daha yeni yeni bazı kanunlar çıkarılıyordu ve sektörde çalışmak bana keyif veriyordu. Bu alana katılmam bunların sonucu oldu. Şuan da baktığınızda departmanımızın çevreyle ilgili bölümünü zaten formasyonumuzdan gelen bilgilerimizde yürütüyoruz. İş sağlığı ve güvenliği kısmında da kendimi geliştirerek sektörde devam ediyorum halihazırda.
MS: Peki, iş hayatınızda karşınıza çıkan, deneyimlediğiniz bazı zorluklardan bahsedebilir misiniz bize?
Candaş Gülçiçek: Tabi, önceden de bahsettiğim gibi aslında benim iş hayatımın büyük bir kısmı projeler ile geçti. Bu projeler son derece zorlu coğrafyalarda yapıldı. Örneğin, Irak’ta üç buçuk yıla yakın kaldım. Bu sürede hep iklim şartları, coğrafi olanaklar ile ilgili sıkıntılarımız vardı. Yaptığımız iş de enerji santrali üzerine olduğu için aslında işin gereği olarak da son derece riskli bir işti. Yaklaşık olarak iki bin kişi ile çalıştık. İnsanların yönetilmesi, süreçlerin takip edilmesi hep bizi zorlayan noktalar oldu. Bunlar dışında da tabi ki sektörün gittiği noktaya ulaşabilmek de yaşadığımız başka zorluklardan biri.
MS: Peki, şirketinizle ilgili birkaç soru soracak olursak, örneğin staj ve işe alım prosedürleri nasıl işliyor, yeni mezun ve öğrencilerden beklediğiniz kriterler neler?
Candaş Gülçiçek: Öncelikle bizde bu iki süreç de insan kaynakları departmanı tarafından yürütülmekte. Genel olarak stajlarda TC kanunlarına göre zorunlu stajını yapmak zorunda olan arkadaşlarımıza öncelik veriyoruz. Üçüncü ve dördüncü sınıf öğrencilerini tercih ediyoruz genellikle. Ayrıca not ortalamasının da üç ve üzerinde olmasını istiyoruz. Bu kriterlere uyan arkadaşlarımızı bazen projelerimizde bazen merkez ofisimizde İstanbul’da değerlendiriyoruz. İşe alım noktasında ise, tabi ki açılan pozisyona göre CV taramaları yapılıyor ve öne çıkan adaylarla yetkinlik bazlı değerlendirmeler yapıyoruz. Yani pozisyonun ihtiyaçlarını belirleyip, adayın bu ihtiyaçları karşılayıp karşılayamayacağına bakıyoruz. Bu süreçler sonrası olumlu bakılan arkadaşlara teknik bağlamda tekrar mülakatlar hazırlanıyor ve süreç bu şekilde tamamlanmış oluyor.

Melis Sayın: Peki şuanda hala okuyan öğrencilere ve yeni mezunlara neler tavsiye etmek istersiniz? Örneğin gelecekte sizce hangi alanlar daha popüler hale gelecek, daha fazla önem arz edecek? Hangi alanlarda iş bulma olanakları artacak veya daha iyi bir gelecek planlaması yapılabilecek?
Candaş Gülçiçek: Yani aslında gelecekte dünya nereye gidiyor diye sorarsak sorunun cevabına da yaklaşmış olacağız. Baktığımız zaman yazılımla alakalı olan kısımlar ve endüstrinin otomasyonu zaten gelişmiş olsa da bunların yazılımlarla desteklenmesi, birbiri ile konuşan makinelerin oluşturulması hep öne çıkan özellikler. Hangi süreci yaparsanız yapın bizim gibi ÇGS departmanında da çalışsanız süreçlerinizi yazılımsal hale getirmek zorundasınız. Tabi ki bir yazılımcı olmak zorunda değil herkes ama en azından o dili konuşabilmeli. Yazılım diline hakim olabilmek genel anlamda hem iş için hem de normal hayatta ihtiyaç duyulan bir özellik. Bunun için de mümkün olduğu kadar tüm arkadaşların sürekli olarak sunum yapma becerilerini geliştirmeleri, daha sıkı zaman planlamaları yapmaları tavsiye edebileceğim şeyler.
Melis Sayın: Peki, son sorumuza geçersek, etkinliğimizle ilgili görüşleriniz neler? Gelecek yıllarda kendimizi geliştirebileceğimiz, eksik veya zayıf gördüğünüz noktalar oldu mu?
Candaş Gülçiçek: Daha önce de birçok farklı üniversitede benzer etkinliklere katıldım ancak bu gördüğüm en iyilerinden biri diyebilirim. İnsanların bize yaklaşımı, karşılamaları, sürekli iletişim halinde olmaları bizim için son derece önemli. Çok iyi ağırlandık burada gerçekten. Sağ olsunlar herkes de gerçekten çok yardımcı oluyor. Organizasyona baktığımızda diğer üniversitelerden de çok fazla insanın katıldığını görüyoruz. Aslında oradaki insanları da buraya gelecek kadar ikna etmek son derece önemli ve tebrik edilmesi gereken bir konu. İnşallah seneye de bu şekilde devam edersiniz diyelim.
Melis Sayın: Çok teşekkür ederiz güzel yorumlarınız ve vakit ayırıp söyleşimize katıldığınız için.

Melis SAYIN

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı giriniz