Şarkıcı. Söz yazarı. Oyuncu. Dansçı. 20 Grammy ödülünün sahibi. Tüm zamanların en çok albüm satan sanatçılarından biri. Amerika Kayıt Endüstrisi Birliği’ne göre 2000lerin en çok sertifika alan sanatçısı. Billboard’a göre on yılın en iyi radyo şarkıcısı, 2000lerin en iyi kadın sanatçısı ve Milenyumun Sanatçısı. Time Dergisi’ne göre dünyadaki en etkili 100 insandan biri. Pop müziğin, R&B’nin ve Instagram’ın tartışmasız kraliçesi…

Amerikalı şarkıcı Beyoncé zaten etkileyici olan özgeçmişine kendisine yaraşır biçimde birçok insana nasip olamayacak bir ekleme daha yapılabilecek: “Gökdelen İlhamı”. Fragrance Group adlı emlak firması, Avustralya’nın Melbourne şehrinde, Spencer Caddesi 134 Numara’ya inşa edilecek olan yeni gökdelenin Beyonce’nin vücut hatlarının şeklinde olacağını duyurdu. Singapurlu bir gayrimenkul devi milyarder olan Koh Wee Meng’in sahibi olduğu firma, 68 katlı (The Guardian’ın haberine göre ise 78 katlı) gökdelenin inşa planına onay verildiğini bildirdi. Tasarımı Elenberg Fraser Mimarlık Bürosu tarafından yapılan lüks gökdelenin “dairesel kıvrımları”nın çekici şarkıcıdan esinlenildiği belirtildi.

Fragrance Group, internet sitelerinde “Bu proje bir sahanın ve iklimin kendisine has kısıtlamalarına rağmen yeni parametrik modelleme tekniklerimizle nasıl en iyi işimizi çıkarabileceğimizi aradığımız uzun süren bir araştırmanın meyvesidir” diyerek projenin sadece ünlü bir şarkıcının adından prim yapan sıradan bir yüksek katlı gayrimenkul projesi olmadığını ve hem mimari hem de mühendislik açısından arkasında ciddi miktarda emek yattığını vurguladı. Uzun araştırmalar sonunda gökdelenin düşey konsol (vertical cantilever) olarak ifade edilen kompleks yapısının aslında yapısal yükün dağıtılması için en etkili yol olduğu anlaşıldı. Düşey konsol ana geometriyi destekleyen kıvrımlar ve çıkıntılar içeren bu tasarım ile hareketsiz yüklerin dağılımı, doğal salınım frekansı ve başta rüzgâr olmak üzere yanal yüklerin dengeleme gereksinimleri olabilecek en verimli şekilde sağlandı. Sanat ve bilimin kesiştiği noktada bulunan bu gökdelende bilimden çok sanattan yana olanlara ise güzel bir haber var. Gökdelenin, basınla paylaşılan robot resimleri de tasarım ekibinin “binanın ana hatlarının daha estetik bir şeye selam durduğu” sözünü doğrular nitelikte. Vogue’un haberine göre, Premier Tower adlı gökdelenin tasarımında, Beyonce’nin “Ghost” adlı
klibinden yararlanıldı. 660 daire ve 160 odalık bir otelin dışında alışveriş içinde farklı seçeneklerin yer alacağı yaklaşık 226 metrelik gökdelende, Beyonce’nin vücut hatlarından yansımalar görmek mümkün. Premier Tower’ın MAD tarafından yapılan ve yerel halk tarafından “Marilyn Monroe Kuleleri” olarak anılan Kanada’nın Mississauga Kenti’nde bulunan kum saati gökdelenlerinin ayak izlerinden gittiği görülmekte. İnşası için tahmini sürenin 40 ay olarak belirlendiği gökdelenin henüz bir başlama ve bitiş tarihi bulunmasa da, binanın tasarımında kullanılan parametrik modelleme alanında bir öncü olma özelliği tanıyor.

Parametrik modelleme ile kompleks biçimlerin eşsiz bir form yaratmak için çeşitli noktalarda içe ve dışa kıvrılan bir tasarım hedeflendi. Sık duymaya alışık olmadığımız bir kavram olan parametrik modelleme, mevcut verilerin kısıtlamalarına uyarak karmaşık şekiller oluşturulmasını sağlayan bir bilgisayar destekli tasarım (CAD) şekli. Parametrik odellemeden önce orijinal CAD motorları grafik nesneler yaratmak için açık, koordinat tabanlı geometri kullanıyordu. Bu nesneler üzerinde değişiklik yapmak zordu ve hata olasılığı yüksekti. Dokümanları oluşturmak için koordinatların modellerden alınması ve bağımsız iki boyutlu çizimler yaratılması gerekiyordu. Grafik motorları geliştikçe, grafik nesneler bir tasarım elemanını (duvar, boşluk vs.) temsil etmek için birleştirildi. Yazılıma bağlı olarak, modeller düzenlenebilir olmaya başladı. Yüzey ve katı nesne modelleyicileri bu elemanlara daha fazla zeka kattı ve karmaşık formların yaratılmasını sağladı. Ancak elde edilen sonuç halâ koordinat tabanlı geometrik modeldi. Doğası gereği bu tür nesnelerin üzerinde değişiklik yapmak zordu ve iki boyutlu çizimlerle model arasındaki eş zamanlılığın kolayca kaybedilebildiği zayıf bir ilişki vardır. Daha sonra nesnenin davranışını belirlemek için parametre (ölçü veya özellikler) kullanan ve modelin bileşenleri arasındaki ilişkileri tanımlayan parametrik modelleme motorları kullanılmaya başlandı. Bu, tasarım kararlarının veya ilişkilerin, modelleme sürecinde yazılım tarafından yakalanabileceği anlamına geliyordu. Bu sayede model üzerinde değişiklik yapmak çok daha kolay hale geldi ve planlanan tasarım kararları korundu. Bu gelişme, sayısal tasarım modeli kavramına destek veren bir devrim oldu. Parametrik modellemenin öncüsü olan mekanik tasarım dünyası için parametrik modelleme, tasarımın olmazsa olmazı haline geldi.

Hazırlayan: Muzaffer Uğurcan ERTAYMAZ

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı giriniz