CESummit’21- Alp Gökalp Röportajı

0
1703

CESummit’21’de başarılı sunumunu dinleme şansı bulduğumuz bir diğer değerli kişi KASKTAŞ adına bizimle beraber olan Alp Gökalp’ti. Kendisiyle kısa bir söyleşi yapma ve değerli tecrübelerinden faydalanma fırsatı bulduk. Kendisine bize vakit ayırdığı için tekrar teşekkür ediyoruz ve kendisine kulak veriyoruz.

Hasan Mert Şen: Sizi tanımayanlar için kendinizi biraz tanıtır mısınız?

Alp Gökalp:  Ben Alp Gökalp Türkiye’nin önde gelen uzman geoteknik firmalarından Kasktaş A.Ş.’nin Genel Müdür Yardımcısı’yım. 1990 yılında inşaat mühendisliği bölümünden geotekniği seven kariyerine geoteknik’te devam etmek isteyerek mezun oldum. Daha sonra ailem de Ankara’da olduğu için yüksek lisans yapmak üzere Ankara’ya ODTÜ’ye geldim. 1990-1994 yılları arasında Prof. Dr. Türker Mirata ile laboratuvarda yaptığım yüksek lisans çalışmamı bitirdim. 1992-1995 yılları arasında ODTÜ Geoteknik Ana Bilim Dalında Araştırma Görevlisi olarak çalıştım, 1994 yılında ise Yüksek Lisansımı tamamladım. Araştırma Görevlisi olduğum dönemde o sırada 3. Sınıf öğrencisi olan eşim Feride Armangil Gökalp ile tanıştım. Feride ile 2001 yılında evlendik, Demir isimli bir oğlumuz var.

Daha sonra 1995-1999 yılları arasında Suudi Arabistan’da faaliyet gösteren Kasktaş Arabia Ltd.’da Teknik İşler ve Sözleşmeler Müdürü olarak çalıştım. Kasktaş’ın Türkiye’deki ve yurtdışındaki farklı projelerinde Şantiye Şefi ve Proje Müdürü olarak çalıştıktan sonra 2004 yılında Kazakistan Proje Koordinatörü, 2006 yılında Teknik Ofis Müdürü, 2007 yılında Projeler Koordinatörü ve 2017 yılında da Genel Müdür Yardımcısı görevine geldim. Geoteknik mühendisliği uygulamaları ile ilgili 30 yıllık deneyimim bulunuyor ve çalışma alanlarım; zemin iyileştirme, derin kazılar, derin temeller ve özel geoteknik ve temel uygulama yöntemleridir. Ulusal ve Uluslararası Sempozyum ve Kongrelerde tek başıma ve çok yazarlı olarak yayınladığımız altmışın üzerinde makale ve bildirim bulunmaktadır.

Hasan Mert Şen: Üniversite tercihinizi yaparken İnşaat Mühendisliğini seçmenize hangi etkenler sebep oldu?

Alp Gökalp: Klasik bir cevap olacak herhalde ama kader kısmet demek en doğrusu. Ben açıkçası Bilgisayar mı Elektrik Elektronik mi olacak diye beklerken, o yıl yapılan Üniversite Giriş sınavında normalin çok altında bir performans gösterdiğim için İTÜ İnşaat’a girebildim. Ama şöyle dönüp baktığım zaman iyi ki Ankara yerine İstanbul’da üniversiteye gitmişim; iyi ki üniversiteyi bitirdikten sonra İstanbul’dan Ankara’ya dönüp yüksek lisansımı ODTÜ’de yapmışım diyorum.

Hasan Mert Şen: Başarılı bir İnşaat Mühendisi nasıl olunur? IACES topluluğunun bu konudaki faaliyetlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Alp Gökalp: Özetlemek gerekirse bence başarılı bir inşaat mühendisinin hayatında 4 önemli dönemeç vardır, bu 4 dönemeci; yolunu kaybetmeden geçebilen, doğru yolda yürüyebilen mühendis adayları orta veya uzun dönemde başarılı birer inşaat mühendisi olabilirler.

Birinci dönemeç; 3. Sınıfta hangi ana bilim dalında çalışmak istediğini doğru bir şekilde seçebilmek. Gerçekten bir ana bilim dalını severseniz o anabilim dalındaki derslere daha fazla yoğunlaşabilir ve çalışmayı sevdiğiniz bir konuda ve yine çalışmayı sevdiğiniz bir şirkette sevdiğiniz işi yapabilirsiniz.

İkinci dönemeç; okuldan mezuniyet döneminde karşınıza çıkıyor. Her genç Türk inşaat mühendisinin karşısına o önemli karar anı mutlaka bir gün geliyor. Genelde seçenekler şunlar; Hemen Türkiye’de çalışmaya başla, Yurtdışında çalışmaya git…

Mezuniyet sonrasında şantiyedeki çalışma hayatına girmek istemeyen benim de aralarında yer aldığım birçok arkadaşımız ise yüksek lisansa devam etmek için sınava girmektedir. Bu sefer karşılarına daha da fazla seçenek çıkıyor; Kendi okulunda inşaat mühendisliği üzerine mi yüksek lisans yapacaksın? MBA master’ı mı yapacaksın? Yurtdışında inşaat mühendisliği yüksek lisansı mı yapacaksın? Yurtdışında MBA master’ı mı yapacaksın? Ankara’da bir ofise girip part-time çalışırken yüksek lisans mı yapacaksın yoksa 3-4 yıl daha ailenize yük olmaya devam ederek ve piyasadan daha düşük maaşla okulda araştırma görevliliği için açılacak sınavlara girerek kendinize önce yüksek lisans daha sonra doktoraya devam edeceğiniz akademik bir yol mu seçeceksiniz?…

Dördüncü dönemeç; hayat arkadaşını seçerken yaşanıyor. Bir inşaat mühendisinin hayatı gerçekten çok zor, sizi son derece zor ve bir o kadar da engebeli bir yol bekliyor… İyi bir eş, iyi bir hayat arkadaşı olmadan bir inşaat mühendisinin hayatı hiç kolay değil…

Bu yüzden hepinizin (eğer evlenmeye karar verdiyseniz tabi ki) hayat arkadaşınızı, yol arkadaşınızı doğru seçmeniz gerekiyor…  Ben bu konuda kendimi çok şanslı sayıyorum çünkü sevgili eşim Feride oldukça başarılı bir yüksek inşaat mühendisidir. Uzun yıllardır gerek Türkiye’deki gerekse yurtdışındaki şantiyeler ile Merkez ofiste birçok farklı bölümde faal olarak çalıştığı için eşimin başım sıkıştığında soru sorabileceğim, akıl danışabileceğim yetkinlikte bir meslektaşım olması beni hep çok rahatlattı.

Yukarıda özetlemeye çalıştığım gibi her bir dönemeçte, her bir yol ayrımında öğrenci veya mühendis adayı her zaman birinden akıl almaya ihtiyaç duyar. Üniversite ortamında bu “Danışmanlık Sistemi” ile çözülmüştür ve bu sistem oldukça başarılı bir şekilde çalışmaktadır. Özelikle ikinci ve üçüncü sınıftan itibaren önce iyi bir staj yapma arayışı, mezuniyet döneminde ise iyi bir şirkette yüksek maaşla en kısa zamanda en iyi şantiyede (ki böyle bir şantiye yok) çalışmaya başlamak hedefleniyor. Staja veya yeni işe başladığı dönemde öğrenci yavaş yavaş danışmanlık sisteminin dışında kalmaya başlıyor. Yeni işinde henüz soru sorabileceği iyi bir abi veya abla ile tanışamadığı için bu ara dönemde bir nevi arafta kalıyor. İşte tam olarak bu noktada devreye 2006 yılında kurulan ODTÜ IACES topluluğu giriyor ve bu önemli boşluğu doldurmaya çalışıyor… Uzun yıllardır ODTÜ İnşaat Mühendisliği Bölümünün önemli bir paydaşı ve öğrenciler için çok faydalı bir arayüz olan ODTÜ IACES Topluluğunun son derece başarılı ve çok faydalı çalışmaları nedeni ile ilk yıllarındaki eski yönetimlerinden başlayarak bugünkü Başkanları Berfu BARAN ve yönetimine kadar toplulukta görev yapanları tebrik etmek isterim. Çok önemli bir görevi yerine getirmekteler.

Hasan Mert Şen: Kariyerinize geoteknik mühendisi olarak devam etmeye nasıl ve ne zaman karar verdiniz? Sizi bu yönde etkileyen bir olay var mı?

Alp Gökalp: İTÜ’deki danışman hocam geoteknik anabilim dalından Mustafa Tuğrul Özkan’dı. Daha sonra geoteknik dersini de kendisinden aldım. Sınavda en yüksek notu alınca bana hem danışmanım hem de dersin hocası olarak o zaman İTÜ’de basılan zemin dergilerini ve kitaplarını hediye etti. Doğruyu söylemek gerekirse beni 3. Sınıftayken bir nevi kandırıp geotekniği sevdirdi.

Hasan Mert Şen:Herkesin bilmesinde yarar gördüğünüz, ders çıkarılabilecek bir tecrübeniz var mı?

Alp Gökalp:Osmangazi Köprüsü kapsamında hidrolik freze ile diyafram duvar işlerini başarılı bir şekilde gerçekleştirdik. Bu diyafram duvar bir tarafı dikdörtgen diğer tarafı çift gözlü bir çoklu hücre olduğu için yukarıdan baktığınızda gitar şeklinde olan özel bir tasarım. Bu tasarım birbirlerini 3-4 kez kesen panellerden oluşmakta. Birbirlerini 3-4. kez kesen paneller ancak özel durumlarda olur. Bu tasarımım imalatında özel panellerin birinin donatısında bir problem olmuş ve gece vakti proje müdürü arkadaşımız Melih Büyüklü beni aradı, orada saniyeler içerisinde bir karar vermem gerekiyordu. O an durup sakince düşündüm ve riskleri nelerdir, getirileri-götürüleri bunların hepsini değerlendirip bir karar verdim. Özetle, benim vurgulamak istediğim şey karar anı olduğu zaman insanın durup, sinirlerine hakim olup, risk analizini yapması çok önemli. Dönüp geri baktığım zaman o an orada doğru karar verdiğimi gördüm.

Hasan Mert Şen: Kariyerinizde karşılaştığınız en büyük zorluk neydi, deneyimlediğiniz sıkıntılardan biraz bahseder misiniz?

Alp Gökalp: ODTÜ’de Araştırma Görevliliğinden istifa edip, doktorayı dondurup, sosyal her türlü imkansızlığı göze alarak Cidde’ye Suudi Arabistan’a gitmekti.

Hasan Mert Şen: Yeni öğrencilere neler tavsiye edersiniz? Kendilerini geliştirmeleri gereken alanlara nasıl yön vermeliler? İlerleyen yıllarda inşaat sektöründe hangi alanların öne çıkmasını bekliyorsunuz ve yeni öğrencilerin bu sektörlere yönelmesini önerir misiniz?

Alp Gökalp: Bu soruya iki aşamalı bir cevap vereyim. İlk aşamada, çok iyi bir İngilizce ’ye sahip olmalısınız. İngilizcenin yanında mümkünse bir yabancı dil daha öğrenmelisiniz. İkinci aşamada ise 3-4. Sınıfta veya yeni mezunsanız hangi anabilim dalında ilerlemek istediğini belirlemeli ve o anabilim dalına yönelik kendinizi geliştirmeye başlamalısınız. Mesela geotekniği sevenler çok iyi derecede PLAXIS öğrenmelisiniz. İş programıyla ilgili çalışmak, planlamacı olmak istiyorsanız PRIMAVERA’yı çok iyi öğrenmelisiniz. Şantiyede işe başladıktan bir süre sonra, sözleşmelerden anlayan ve şantiyeyi iyi bilen bir insansan kendinizi sözleşme yönetiminin başında buluyorsunuz. Sözleşme yönetiminde Claim & Arbitration ve FIDIC sözleşmeleri çok iyi bilmeniz gerekiyor. Tasarımcı olacaksan eğer yenilikçi yönleri takip etmek lazım. Bunlardan biri Building Information Modelling (BIM) sistemleri. BIM ile birlikte sadece tasarımda değil, bu teknolojinin AI(Yapay Zeka) ve VR(Sanal Gerçeklik) teknolojileriyle birlikte kalite kontrol ve imalat aşamalarında da BIM sistemlerini daha fazla görmeye başlayacağız. CESummit’21’de ENKA Systems biraz anlattı ama arkadaşlarımıza ENKA Systems’in web sayfasına göz atmalarını öneriyorum. ENKA İnşaat ve iştirakleri olarak ENKA Systems’in ürettiği bulut tabanlı programları kullanıyoruz. Bu bulut tabanlı programlar sayesinde personel, makine-ekipman, maliyet, finans, tedarikçiler, doküman kontrolü gibi birçok konuyu birbirine entegre şekilde takip edebiliyoruz. Yakın gelecekte sadece demir, beton biliyorum demek yeterli olmayacaktır, arkadaşlarımızın birçok farklı konuda kendilerini geliştirmeleri beklenecek.

Hasan Mert Şen: Bize vakit ayırıp, görüş ve tavsiyelerinizi bizimle paylaştığınız için çok teşekkür ederiz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here