CESummit’20 Hilti Röportajı

0
142

CESummit’20’de sunumlar ve workshop alanlarında tüm süreç boyunca bizimle olan katılımcılarımızla ve konuşmacılarımızla çok başarılı ve keyifli iki gün geçirdik. Bİze değerli vakitlerinden ayıran bazı konuşmacılarımız ile CESummit’de yaptıkları sunumların üzerinden geçip bazı konularda detaylı görüşlerini alma fırsatı yakaladık. Etkinliğe katılamayan ve daha fazla bilgi almak isteyen tüm okuyucularımızı beş bölümden oluşan Summit Röportajları dizimizin ilk bölümüyle baş başa bırakıyoruz. Bize vaktini ayırıp aramıza katılan tüm konuşmacılarımıza da buradan bir kez daha en içten teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Melis SAYIN: Öncelikle hoş geldiniz, seminerimize katılamayan okuyucularımız, dinleyicilerimiz için bize biraz kendinizden bahseder misiniz? İsminiz, hangi şirkette çalışıyorsunuz, çok temel detayları öğrenebilir miyiz acaba?

Erdinç ŞİMŞEK: Erdinç şimşek ismim, 38 yaşındayım, inşaat mühendisiyim. Kariyerime 2005 yılında başladım ve inşaat mühendisliği içerisinde aslında birçok şeyi yapma deneme fırsatım oldu. Teknik ofiste başladım daha sonra yurt dışında Ukrayna’da Rusya’da Libya’da şantiyelerde çalıştım. Aynı zamanda Cengiz İnşaat gibi büyük firmalarda çalıştım, Campa’da satış temsilcisi olarak çalıştım. 2011 yılından beri de Hilti’de çalışıyorum, Hilti’ye de büyük projeler satış temsilcisi olarak başladım daha sonra beş yıl bölge müdürlüğü yaptım, son 2 2.5 yıldır da satış direktörü olarak çalışıyorum. Kuzey bölgeden sorumluyum yani İç Anadolu, Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgelerini kapsayan bölge.

Melis SAYIN: Peki aldığınız bu görevlerde tam olarak neler yaptınız, biraz detaylandırabilir misiniz? 

Erdinç ŞİMŞEK: Hilti’de büyük projeler satış temsilci olarak başladım. Burada Ankara’daki büyük projelerdeki Hilti satışından sorumluydum aslında yani Hilti satışı derken tabii biraz önce seminerde bahsettim sadece Hilti’nin matkapları, kırıcılar, deliciler değil aynı zamanda bizim teknik ürünlerimiz de, örneğin kimyasal biberler yangın durdurucu ürünler bunların satışı. 2 yıl bu işi yaptıktan sonra 5 yıl kadar da bölge müdürlüğü yaptım, bölge satış müdürlüğü yaparken hem ekibinizin gelişiminden, kariyerinden hem de aynı zamanda satış hedeflerinin gerçekleştirilmesinden sorumlusunuz. Temel olarak farklı iş kollarına bakan farklı segmentlerimiz var, işte mekanik elektrik, kaba işler, ince işler, endüstri, enerji gibi bu segmentlerin hemen hemen hepsinden o 5 yıl içerisinde sorumlu oldum şuanda satış direktörü olarak bana bağlı 5 bölge müdürü var biraz önce anlattığım işleri yapan ve onlara bağlı satış temsilcileri var bunların yöneticileri, aynı zamanda şirketin yönetim ekibinin bir parçasıyım dolayısıyla hem satış direktörlüğü görevini yaparken  bir yandan da yönetim ekibi olarak şirketin yönetimi ile ilgili kararların alınmasında ve yönetilmesinde  rol alıyorum. 

Melis SAYIN: Peki bu sektörde çalışmaya nasıl karar verdiniz? Sizi tetikleyen herhangi bi olay oldu mu, ne zaman karar verdiniz? 

Erdinç ŞİMŞEK: Oldu açıkçası. Ben kendime mezun olduğumda bir kariyer planı çizmiştim aslında, önce şantiyede işimi biraz öğrenmek istiyordum. Çünkü inşaat mühendisliği biraz daha sahada öğrenilen bir iş. Ondan sonrası için ise kafamda iki alternatif vardı. Bir tanesi daha çok planlama yapmak üzere aslında primavera sertifikası vesaire de almıştım, diğeri de daha çok kurumsal bir uluslararası firmada kariyer yapma fikriydi. Hem insan ilişkilerime güvendiğim hem dışa dönük bir yapım olduğu için hem statik çalışmayı çok sevmediğim için böyle bir plan vardı kafamda. Bunu tetikleyen tabii şantiyedeki çalışma şartları da oldu. Hem yurt dışında çalıştım hem Türkiye’de çalıştım şantiye şartları fiziki olarak da çok zor, mesai şartları olarak da çok zor doğrusu. Hem  uluslarası bir firmanın getirmiş olduğu kurumsal yapının ve kariyer fırsatlarının artısı hem şantiyede çalışmanın getirmiş olduğu zorluklar birleşince böyle bir fırsat oldu.

Melis SAYIN: Peki bahsettiğiniz çok sayıda tecrübenizden yola çıkarak sizi zorlayan deneyimleriniz neler onu sormak istiyorum.

Erdinç ŞİMŞEK:  Kariyerimi ikiye ayıracak olursak yani daha doğrusu şöyle üçe ayırabiliriz de; bir şantiyeci inşaat firmalarında çalıştığım dönem ikincisi satışçı olarak çalıştığım dönem üçüncüsü de satış yöneticisi olarak çalıştığım dönem. Satışta ve  şantiyecilik de en çok zorlayanları aslında biraz önce de bahsettim daha çok şantiye şartları, sürekli projenin bitip bir başka projeye gitmek için çok mobil olmanız gerekliliği, tüm Türk firmalarında bulunan daha az kurumsal şantiye yönetim tarzı diyebiliriz. Oradaki en büyük zorluklar onlardı yani birçok işi bir arada yapmanız gerekiyor ve bunu yaparken herhangi bir mesai kavramı gözetmememiz gerekiyor. Dolayısıyla da iş özel hayat dengesinin ortadan kalkması diyebiliriz en büyük zorluk için şantiye kariyerinde. Satış kariyerinde ise biz çok katma değerli bir ürün satıyoruz, dolayısıyla rakiplerinizden ilk yatırım maliyeti olarak çok daha yüksek bir ürün satıyoruz ama uzun vadede daha  uygun bir ürün satıyoruz. Bunu insanlara anlatmak büyük bir zorluk olmaya başlıyor. Yöneticilik kariyerimde de insanların gelişimine odaklanmak, yerime geçebilecek insanları yetiştirmek en zorlayıcı kısım diyebiliriz 

Melis SAYIN: Peki yine benzer bir konuyla devam edelim bu bahsettiğiniz zorluklarla insanlar nasıl baş edebilir, kendilerini nasıl geliştirirlerse bu konularda daha az zorlanarak geçebilirler basamakları? 

Erdinç ŞİMŞEK: Bence öncelikle sevdikleri bir işi yapmaları gerekiyor. Sevdikleri işi yaptıkları zaman o işle ilgili zorlukları aşmak için motivasyonları çok daha yüksek oluyor. Örneğin ben şantiyede çalışırken nelerde başarılı olduğumu biliyordum ama bunları severek yapmıyordum dolayısıyla da orada karşılaştığım zorluklar benim için aşılması daha zordu. Yani doğru işi seçmek, sevdiğin işi yapmak bunları aşmaktaki birinci öncelik ama her zaman tabii ki başarılı olmak istiyorsanız çok çalışmanız gerekiyor, bu da hangi işi yaparsanız yapın değişmeyecek vazgeçilmez bir kural.

 

Melis SAYIN: Yine benzer bir şeyle devam edeceğim şuan hala okuyan öğrencilere hangi alana yönelmelerini tavsiye edersiniz? Biliyorsunuz sektör içinde de çok farklı alanlara ayrılıyoruz örneğin transport veya  yapı yönetimi ve insanların aslında kafası son günlerde bu konularda çok daha fazla karışmaya başladı sektörün dallanmasından dolayı. Gelecekte hangilerinin daha çok değer görmesini bekliyorsunuz?

Erdinç ŞİMŞEK: Açıkçası insanlara şu yöne yönelin diye bir tavsiyede bulunmak doğru değil. Benim bulunacağım tavsiye, kendilerini tanımaları, neyi sevdiklerini bilmeleri ve denemekten korkmamaları. Haliyle bir alana yöneldiğinizde kariyerinizi orda noktalacaksınız diye bir kural yok. Dolayısıyla ben farklı alanlarda kendimi deneyip  en doğrusunu bulduğumu düşünüyorum. Benzer şekilde öğrencilerimiz de gerçekten masa başında oturup hesap kitap mı yapmak istiyorlar, arge mi yapmak istiyorlar şantiye yönetmek mi istiyorlar denedikten sonra karar verebilirler. Çünkü hepsinin farklı tatminleri var mesleki açıdan yani zor bir problemi çözmekte bir tatmin getirir insana, 3 boyutlu bir gökdeleni ortaya çıkarmak, onun en üstüne çıkıp manzarayı seyretmek de farklı bir tatmin getirir, bir ekibi yönetmek, onlardan başarılı insanlar çıkarmak ve başarılı sonuçlar almak da çok ciddi tatminler getirir dolayısıyla hangisini yapmaktan keyif alıyorlar ona karar vermeleri lazım. Denemekten de asla çekinmemeleri lazım. Eğer karar veremiyorlarsa en akıllarına yatandan başlayıp beğenmedikleri noktada kalanların içinden tekrar deneyebilirler bence önlerinde bunun için yeterli zaman var arkadaşların. Ayrıca staj da bunun için güzel bir imkan, farklı alanlarda staj yapmalarını tavsiye edebilirim, farklı alanları görme, deneyimleme şansları olur böylece.

Melis SAYIN: Ben de şimdi onunla ilgili bir soru soracaktım, katılımcılarımızın çok merak ettiği konulardan biri de staj imkanları. Siz biraz kendi şirketinizden örnek verebilir misiniz öğrencilerden neler bekliyorsunuz staj için?

Erdinç ŞİMŞEK: Biz aslında yeni bir staj programı başlattık. Özellikle kadın öğrenciler için şirketimizde kadın sayısını artırmak istediğimiz bir dönemdeyiz. Women Interns in Sail ismi,  şuanda da 3 tane hem Ankara’da hem İzmir’de hem Istanbul’da birer arkadaş aldık işe ve çalıştırıyoruz onları. Ne bekliyoruz sorusuna gelirsek aslında bizim beklentimiz onlardan bizim işimizi, ne yaptığımızı iyi bir şekilde gözlemlemeleri ve kendilerinin bunu yapıp yapamayacağına karar vermeleri. Bunları görmek istiyoruz. Dolayısıyla biz de potansiyellerini gözlemliyoruz o sırada.

Melis SAYIN: Son soruma geçersem de biraz etkinliğimizle ilgili konuşmak istiyorum sizin etkinliğimiz hakkında ki görüşlerinizi merak ediyoruz. Önümüzdeki senelerde mesela kendimizi geliştirebilecek neler yapabiliriz, eksik gördüğünüz, çok iyi gördüğünüz yanlarımız var mı?

Erdinç ŞİMŞEK: Yani şöyle ben aslında çok seviyorum etkinliğinizi, bu ikinci kez gelişim, en sevdiğim tarafı ise sadece ODTÜ öğrencilerin olmaması, birçok farklı üniversiteden öğrencilerin geliyor olması. Çünkü ODTÜ’deki öğrenciler için şöyle bir handikap var onlar satışta çalışmak konusunda çok daha çekingen davranıyorlar, diğer üniversitelerden gelen arkadaşlar da özellikle Anadolu’daki üniversitelerden gelen arkadaşlarda da acaba Hilti gibi bir global firma bizim mezun olduğunuz okullardan arkadaşları işe alıyor mu sorusu oluyor. Biz de burada kendimizi tanıtarak tüm bu endişeleri gidermiş oluyoruz dolayısıyla burası bizim açımızdan çok faydalı. Ben çok mutlu oluyorum buraya gelmekten. Gelişim alanı olarak da belki bir şekilde daha interaktif olmasını sağlayabiliriz, bunun için ne yaparız bilmiyorum çünkü soru almakta zorlandık sunum sırasında. Kaldı ki onlara anlatmak istediğimiz çok şey vardı. Onların da aslında kafasında çok soru işareti olduğunu biliyorum dolayısıyla daha interaktif nasıl yaparız belki onu düşünebiliriz ama genel olarak çok mutluyuz, çok seviyoruz.

Melis SAYIN: Vakit ayırdığınız ve aramıza katıldığınız için çok teşekkür ediyoruz.

Melis SAYIN

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here