CESummit’20- Enka Röportajı

0
347

CESummit’20’de başarılı sunumunu dinleme şansı bulduğumuz bir diğer değerli kişi Enka adına bizimle bulunan Bahar ÖZKAN’dı. Kendisiyle kısa bir söyleşi yapma ve değerli tecrübelerinden faydalanma fırsatı bulduk. Kendisine bize vakit ayırdığı için tekrar teşekkür ediyoruz ve tavsiyelerine kulak veriyoruz.

 

Melis SAYIN: Öncelikle hoş geldiniz vakit ayırdığınız için tekrar çok teşekkür ediyoruz,  sunumunuza katılamayan okuyucularımız için de biraz kendinizden bahseder misiniz? 

Bahar ÖZKAN: Tabii ben Bahar Özkan Enka’da sürdürülebilirlik mühendisi olarak çalışıyorum. Aslında oldukça yeni bir çalışanım bir yılımı yeni tamamlıyorum. İkinci iş deneyimim ama sürdürülebilirlik konusunda daha önceden de çalışmalar yürüttüğüm için çok bilmediğim bir departman değil benim için. Tabi ki burada olmaktan çok büyük keyif alıyorum, Enka’nın parçası olmak gerçekten iyi hissettiriyor.

Melis SAYIN: Peki bu sektörde çalışmaya nasıl karar verdiniz? Çünkü gerçekten diğer birçok kişiden farklı bir odağınız var, bunu nasıl seçtiniz? Sizi tetikleyen bir şey oldu mu? 

Bahar ÖZKAN: Yani aslında şöyle anlatabilirim ben aslında çevre mühendisiyim ama ben Milano’da sürdürülebilir tasarım eğitimi aldım orada biraz daha tasarım anlamında bir eğitim alsam da ilk sürdürülebilir çalışmaların kapsamının genişliğini orada gördüm. Daha sonra gelince de bunu inşaatta devam ettirmek istediğimi fark ettim çünkü hem çevre mühendisliği hem tasarımı gördükten sonra inşaattaki yeri  açıkçası  bana daha ilginç gelmeye başladı. İnşaat çok büyük bir çerçeve ve onun altında bir sürü farklı alan var. Ben bir çevre mühendisi olarak başladım, biraz tasarım öğrendim daha sonrasında yüksek lisansımı inşaat mühendisliği ve yönetimi üzerine tamamladım. Bu da tabii başka bir bakış açısı verdi bana. Ben gerçekten bir çevre mühendisinin  aklında ne kadar vardır bilmiyorum, ama ben hepsine de ilgi duyuyordum hatta bir gün sürdürülebilirlik mühendisi diye bir kavram olur mu hiçbir fikrim olmayan bir zamanda bile ,yani etrafımdaki kimse sürdürülebilirlik mühendisi değilken de bunu istiyordum. O yüzden benim gerçekten ilk  işim denebilecek işimin sürdürülebilirlik mühendisliği olması çok mutlu etti beni. Zaten sürecin içinde kalmak istiyordum, bu çalışmaları takip ediyordum, hem çevresel boyutu hem sosyal hem de ekonomik açıdan sürdürülebilirlik çok fazla kapsamı ilgilendiriyor, ben bütün açılardan takip ediyordum, kendimi de Enka gibi bir firmanın sürdürülebilirlik mühendisi olarak bulmak gerçekten hayalimdi diyebilirim. Benim için çok keyifli oldu. O yüzden hayal ettiğim bir şey gerçek oldu da diyebiliriz.

Melis SAYIN: Peki o zaman şöyle bir soru sorayım, şirketteki pozisyonunuzda tam olarak ne iş yaptığınızı biraz detaylandırabilir misiniz? Demin de dediğimiz gibi gerçekten farklı ve geniş bir alandasınız.

Bahar ÖZKAN: ENKA aslında sürdürülebilirlik stratejisi altında 4 farklı anlamda projelerini yapıyor. Öncelikli olarak işi iyi ve doğru yapmak kısmında daha etik, uygun, kaliteli bir iş yapmak açısından ekonomik performansını değerlendiriyor, uluslarası standartlara uyma açısından kendini geliştiriyor ve aslında gelişen uluslararası trendleri takip ederek kendi sisteminde bunu uyguluyor. Yani işini yapış şekli sürdürülebilir aslında ve bu alanda gerçekten uluslararası kabul gören uygulamaları Enka bünyesine işlemeye çalışıyor. Çalışana değer verme kısmını aslında anlattım burada insan hakları, çalışan hakları konuları oldukça önem verilen kısımlar. İnşaat sektörü bence gerçekten çok zor bir sektör,  hani insan hakları işte çocuk işçi gibi kavramlar daha çok tekstil sektöründe görülse de inşaat da bence tehlikeli ve riskli olan bir sınıf grubu ve biz bu alandaki çalışanların adil ve iyi şartlar altında çalışabilmeleri için oldukça efor sarf ediyoruz. Ayrıca burada  söylemek istediğim, sunumda da belirtmeye çalıştığım gibi inşaat sektörü çok fazla kadın çalışanın olmadığı bir sektör, ve biz bu konuda kendimize hedefler koyduk yani kadın çalışanların oranını arttırmak istiyoruz. Kadın çalışan istihdamına öncelik veriyoruz. Hem kadın çalışanların  bu mesleği sevmesi, ilgi duyması hem de bu meslekte yükselmesi konusunda konulan hedefler var. Çok ciddi eğitim veren bir firma Enka, sunumda da oldukça içtenlikle söyledim genç bir mühendisim ama genç bir mühendisten de öğrenilecek çok şey var bir mühendisten de her zaman öğrenilecek çok şey var. O yüzden eğitim her zaman başlı başına çok önemli. Çevresel etkiyi azaltmak ise bambaşka uzun bir konu ve biz bunun için koyduğumuz bütün hedefleri kendi çgs departmanlarımızla birlikte yürütüyoruz. Çünkü bunun içine iş sağlığı ve güvenliği girebiliyor çevre performans izleme gerekebiliyor böylelikle birçok konuda ilerleme kaydediyoruz. Etik uyum tarafımız var, orada da dediğimiz gibi gene bu konuda tedarikçilerin denetlenmesi rüşvet ve yolsuzlukla mücadele özellikle incelenen ve zaman ayırılan konular. Bu alanlarda yürüttüğümüz hem denetimler hem çalışmalar mevcut o yüzden Enka’nın sürdürülebilirlik kısmında oldukça farklı başlıklarda çeşitli çalışmalar var ama biz genel olarak bütün sosyal, ekonomik, etik uyum çalışmalarını değerlendiriyoruz.

Melis SAYIN: Peki bize iş hayatınızda karşılaştığınız bazı zorlu tecrübelerden bahsedebilir misiniz? 

Bahar ÖZKAN: Yani şöyle ben inşaat sektörüne zaten zorlu diye tabir edebiliyorum. Enka için büyük bir zorluktan bahsedeyim ayrıca Enka’nın  başarısı diye gördüğüm nokta da bu; Enka gerçekten zor ülkelerde iş yapıyor. Yani bizim gerçekten çok büyük bir işlerimizin olduğu Kazakistan Rusya gibi ülkeler gelişmekte olduğu zamanlarda çok büyük yatırımlar yaptı ve bizim bütün gayrimenkullerimize insanlar o zaman yatırımlarını yaptı ve şimdi Irak gibi ülkelere bakıldığında oradaki yasal süreçler bile daha tam oturmamışken bu savaş sonrası düzenlenme dönemleri bile daha yeni toparlanıyorken oldukça ciddi bir altyapı   ihtiyacı da varken, Enka oraya gidip hem yerel halkı çalıştırıyor, istihdam ediyor hem de oradaki tedarikçileri yani ikisini bir arada yaparken onların belli uygulamarla ilk kez karşılaşma anını yükseltmeye çalışıyoruz. Hem onlar bunları öğrensin, bu alanları öğrensin hem biz bir katkı olalım, insanlar kendi mesleklerini geliştirme şansı elde etsin hem de o ekonomi canlansın diye. Bence bu çok büyük bir zorluk çünkü bazen gelişen ülkelerdeki şartlar bizim yaşadığımız standartlara uymayabiliyor ve altında kalıyor. Biz ne olursa olsun o standartları bizim yapış şeklimize getirmeye, hatta olabildiği kadar da üstüne çekmeye çalışıyoruz çok zor bir konu ama başarılı olduğumuzu düşünüyorum.

Melis SAYIN: Teşekkür ederiz, peki şöyle bir soru sorayım o zaman sizin tecrübe ettiğiniz herkesin de yararlanmasında fayda gördüğünüz başka bir tavsiyeniz, öneriniz, tecrübeniz var mı? 

Bahar ÖZKAN: Ben kendi deneyimimi paylaşabilirim. Ben tek bir alanda ilerlemedim, eğitim hayatımda farklı üç tane departman ya da alan mı denir bilmiyorum deneyimledim. Çok fazla farklı boyutunu görme sansım olduğunu düşünüyorum. Yani bi çevre mühendisinin neye önem verdiğini ya da ne alanda çalışabileceğini, bir inşaat mühendisi ile nerede buluştuklarını, ortak nasıl iş yaptıklarını, bir mimar bunun içine nasıl   dahil olur biliyorum. Benim gene kişisel kendi deneyimim; mimar ve mühendislerin beraber çalışmasını, ortak bir şey üretiyor olmasını kabullenip; beraber iş yapış şekillerini öğrenmek bir firmada çok uzun yıllar gerektiriyor. Enka’da oldukça uzun 60 yıllık bir deneyime sahip artık oturmuş bir düzen bu ama zor bir konu ve bunun en büyük buluşma noktası bence çok yönlü mühendislerin yetişmiş olması. Ben daha yolun çok başındayım. Hani öyle şey gibi söylemek istemiyorum, gerçekten çok genç bir mühendisim ama eğitim hayatımda farklı dalları gördüm, onların ne alanlarda nasıl işler yaptığını gördüm ve bu tabii ki bana bir artı sağladı, şimdiki gençler için de bunu önerebilirim. Çünkü dünya farklı bir yere gidiyor ve tek bir şey artık yeterli kalmıyor, bir yerde kısıtlayıcı olabiliyor, sunumda da örnek verdiğimiz gibi ENKA sistem mesela bir inşaat mühendisinin alanında aslında bir yazılım firmasının ortaya çıkması çok güzel bir örnek çünkü dünya o yöne gidiyor buradan zaman kayıpları, bütçe kısıtlamaları bunlar bir sürü konuda hep artı oluyor, o yüzden ne kadar çok yönlü mühendis yetişirse bence o kadar  daha hızlı bir yere varıp daha iyi yerlerde daha iyi ortamlarda çalışabileceklerini düşünüyorum. Her şeye de katkı sağlayacaklarını düşünüyorum aslında.

Melis SAYIN: Bir sonraki sorum aslında benzer bir şekilde öğrencilerin kendilerine ne katması gerektiğiydi ama buna da cevap vermiş olduk. Dediğimiz gibi alanlara farklı yönlerden bakış açısı çok önemli çünkü aslında bir çoğumuz tam olarak neyle ulaştığımızı, neyi sevdiğimizi henüz bilmiyoruz.

Bahar ÖZKAN: Benim yine kendi deneyimim olsun, şunu söylemek isterim, burada da görüyorum bu etkinlikte sanırım sadece inşaat mühendisleri ile karşılaşmıyoruz.  Ben buna çok inanıyorum gene çok rahatça da söyleyebilirim, ben okurken çevre mühendisliği inşaat mühendisliğinin çok altındaydı fikir olarak level olarak öyle görülüyordu. Bunu hiç anlayamadım çünkü yaptığı işler bile aynı değildi, birbirini besleyen dallar diye düşündüm hep yani birinin altı birinin üstü daha popüleri, daha yüksek puanlısı şeklinde bakılması tabii ki belki eğitim sistemi ile ilgili olabilir ama bence her mühendislik çok değerli, hepsine ayrı bir ihtiyaç var, herhangi bir dalın birinin önüne geçtiğini düşünmüyorum. İnşaat dediğimiz şey inşaayı yapma dediğimiz şey çok fazla mühendislik dalını içeriyor o yüzden herkesin inşaat mühendisi olması gibi bir şey söz konusu bence değil ama herkesin birbirini tamamlayan işlerde, alanlarda çalışması gerekiyor. O yüzden bence her mühendislik dalı çok kıymetli ve hepsine ihtiyaç var. 

Melis SAYIN: Son sorum olarak o zaman biraz etkinliğimizden bahsetmek istiyorum sizin görüşleriniz yorumlarınızı çok merak ediyoruz.

Bahar ÖZKAN: Ben öncelikle kulisten başlayabilirim kuliste herkes çok güzeldi. Şunu da ekleyeyim söyledim mi bilmiyorum ama bu benim ilk üniversitede etkinlik ve sunumum daha önce iş yeri için tabii ki yapmam gerekti ama bu tarzda hiç olmamıştı. ODTÜ’de çok sevdiğim ve çok saygı duyduğum bir okul ve bence çok güzel öğrencileri var. Kulis de benim için şöyle başladı, hepiniz çok ilgiliydiniz, hepiniz çok hevesle merak ettiğiniz soruları sordunuz ve ben neredeyse sunumu önceden anlatmaya başladım. Demin sizlere de söyledim burada çok büyük bir zaman ve bir emek görüyoruz biz, yani sanırım yüz civarı öğrenci çalışıyor burada yani bu büyük bir topluluk ama bu bir öğrenci kulübünün çok daha üstünde bir organizasyon şekli bence çok disiplinli ve uyum içerisinde çalışılıyor. Ayrıca çok özenli de çalıştığınızı düşünüyoruz çünkü bize hazırladığınız video bizim hiç beklemediğimiz bir şeydi ve yüzümüzü çok güldürdü. Bir gün boyunca ofiste herkes baştan izleyip ne güzel yapmışlar, ne güzel olmuş dedik. Bu çok farklı bir özen, bu severek yapılabilecek  bir şey, hiçbir şekilde yapmak zorunda değilsiniz yapmasınız da olabilir ama bu başka bir bağ o yüzden ben bu etkinliğin oldukça başarılı idare edildiğini düşünüyorum. Hiç kolay da değil bu arada iyi firmalar ağırlıyorsunuz, onları memnun etmeye çalışıyorsunuz, organizasyonu sunuyorsunuz bu çok büyük bir çalışma, çok başarılı olduğunuzu düşünüyorum. Çok da keyif aldım ve çok da umut vadeden bir şey sizleri böyle görmek. Ben çok takdir ediyorum umarım ilerleyen zamanlarda da yer alırız. 

Melis SAYIN: Çok mutlu olduk sizi ağırladığımız için ayrıca bu tarzda ilk etkinliğinize de ev sahipliği yapmak bizi çok onurlandırdı. Çok teşekkür ederiz vaktinizi ayırıp katıldığınız için.

Melis SAYIN

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here