ANITKABİR’İN İNŞASI

0
111

 9 Ekim 1944 günü Bayındırlık Bakanı Sırrı Day Anıtkabir temel atma töreninde yaptığı konuşmada şu sözleri söylemişti: ‘’ Hep biliriz ki, Atatürk, kendisini hatırlatmak için bir anıta, bir abideye ihtiyacı olmayanlardandır. Türkiye Cumhuriyeti, maddi manevi bütün varlığı ile Atatürk’ün büyük ve yıkılmaz anıtıdır. Ancak kendi hislerimizi tatmin ve minnettarlığımızı ifade etmek ve en kutsal bir ziyaretgahı kurmak içindir ki Anıtkabir’in inşası o felaket gününden beri kararlaşan bir amacımız olmuştur.’’.

 Anıtkabir için yer seçilmesi meselesi 1938 ila 1940 yıllarında TBMM’de kayda değer tartışmalara neden oldu. Rasattepe,  Trabzon milletvekili inşaat mühendisi Mithat Aydın’ın önerisiydi. Üzerine yapılacak olan anıt o zamanki şehrin her yerinden görülebilirdi.

 Anıtkabir için 1941’de açılan yarışmaya, İkinci Dünya Savaşı’nın en zor günleri yaşanmasına rağmen Türkiye, Almanya, İtalya, Avusturya, İsviçre, Fransa ve Çekoslovakya’dan toplam 49 proje katıldı. Ancak en çok beğenilen üç proje arasında Prof. Emin Onat ile Doç. Orhan Arda’nın “25” numaralı projesi kabul edildi.

  Anıtkabir’in inşası 1944 Ekim’i ile 1953 Eylül’ü arasında dört aşamada gerçekleşti. 1944 Ekim’i ile 1945 Ekim’i arasında mühendis Hayri Kayadelen arazi tesviye işi ile istinat duvarlarını tamamladı. Türkiye’de o dönem yaşanan depremler anıt mezarın yapılacağı bölgede zemin etüdü yapılması fikrini getirdi. Anıtkabir yurt genelinde zemin etüdü yapılan ilk binalar arasında yer aldı. 1945’teki etüt sonucunda genellikle killi topraktan oluşan tepenin 150 ton ağırlığındaki yapıyı kaldıramayacağı ve sağlam olmayacağı belirlendi. Bunun üzerine yapıda ve inşaatın temel sisteminde değişikliğe gidilmesinin gerekliliği vurgulandı. İnşaatın temel sisteminde istenen değişim yüklenici firmaya ek maliyete neden oldu. Bununla ilgili firma ile Bayındırlık Bakanlığı arasında ödenek sorunu ortaya çıktı. Yüklenici firma bunu dava konusu haline getirdi ve inşaat durma noktasına geldi. Ağırlaşan savaş koşulları Anıtkabir inşasında aksamalar yaşanmasına neden oldu. Sorunun çözümlenmesi ile 1948’de inşaatta çalışmalar yeniden hızlandı. 1945 ile 1950 arasında RAR-Türk Ltd. binaların betonarme iskeletlerini inşa etti. Türkiye’nin ilk kadın inşaat mühendisi olan Sabiha Gürayman da 1945 yılından itibaren Anıtkabir inşaatında görev almaya başladı.1950-51 yıllarında Amaç Ticaret Ltd., aslanlı yol ile tören meydanının döşemesini ve binaların taş kaplamasını yaptı; abidevi merdivenleri inşa etti, lahit taşını yerleştirdi, elektrik ve kanalizasyon tesisatını tamamladı. Ve nihayet 1951 ile 1953 yılları arasında Muzaffer Budak adlı müteahhit şeref holünün zemin döşemesi ile saçak ve tavan süslemelerini yaptı.

 

  Anıtkabir aynı zamanda birçok imgeyle oluşturulmuş bir yapıdır. Girişteki heykeller ve aslanlı yolun aslanları bu imgelerden bazılarıdır. Anıtkabir’e gelen bir ziyaretçi ilk olarak 26 basamaklı görkemli bir merdivenden çıkar. Bu 26 basamak, Kurtuluş Savaşında Atatürk’ün ordularının Kocatepe ve Dumlupınar’daki uzun muharebelerin ardından artık ülkenin büyük kısmını kontrol altına aldıkları 26 Ağustos 1922 tarihini temsil eder.  Merdivenlerin tepesinde her iki yanda Türk sanatçı Hüseyin Özkan tarafından yapılmış heykel grupları bulunur: solda “Erkek”, sağda “Kadın”. Bir asker, bir köylü ve bir öğrenciden oluşan erkek grubu savunma, üretim ve eğitimi simgeler. Kadınlardan ikisi Türkiye’nin bereketli 

topraklarını simgeleyen bir başak çelengini iki yanından tutmaktadır. Soldaki kadın sağ elindeki kabı göğe doğru tutarak Atatürk için Tanrı’dan rahmet dilemektedir. İki kadının arkasında ortada duran üçüncü kadın ise eliyle yüzünü kapamış sessizce ağlamakta, ulusun Atatürk’ün ölümünden duyduğu acıyı ifade etmektedir. Kadın ve erkek heykelleri arasından geçen ziyaretçi aslanlı yola girer. Yol boyunca sıralanmış 24 aslan heykeli 24 oğuz boyunu temsil eder. Aslanlar “hem gücü hem barışı” temsil etmeleri için ayakta değil oturur ve/veya uzanır pozisyonda tasvir edilmişlerdir.

 

Holdeki lahit 40 ton ağırlığında bir kırmızı mermer bloktan oluşmaktadır. Atatürk’ün naaşı aslında lahitin hemen altında yer alan sekizgen mezar odasında gömülü olduğu için bu mermer kütle onun bedeninin bir simgesidir sadece. Zeminin altındaki asıl mezarda Atatürk’ün naaşının üstünü örten mütevazı bir mermer levha, etrafında da 81’i Türkiye’nin vilayetlerinden, ikisi de Türkiye dışından gelen toprakla dolu olan toplam 83 pirinç vazo bulunmaktadır.

  Anıtkabir’in inşası 9 yıllık bir sürede 4 aşamalı olarak 1953 yılında tamamlandı. Atatürk’ün naaşı, Anıtkabir’deki ebedi istirahatgahına nakli öncesinde Etnografya Müzesi’ndeki geçici kabirde tutuldu. Naaş, 10 Kasım 1953’te Anıtkabir’e törenle nakledildi.

TEILEN
Önceki İçerikW350
Sonraki İçerikONUR KARAHAYIT

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here